Konut Kredisi


Mortgage faizleri dünya piyasalarına göre çok yüksek PDF Yazdır E-posta
Pazartesi, 21 Temmuz 2008

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB ) Başkanı Erdal Eren , ``Türkiye `de konut kredilerindeki faiz oranları dünya piyasalarına göre çok yüksek. Mortagage (tutsat ) kredisi dediğimiz zaman yıllık 3`lü, 4`lü faizler olması lazım`` dedi.

Eren , TMB ve Vakıf 2000 tarafından düzenlenen, ``Konut Finansmanı ve Bir Yöntem Olarak Mortage`` konulu konferansta yaptığı konuşmada, Mayıs 2006 yılında başlayan uluslararası ekonomik sarsıntının, 2007`de yatırımcının gayrimenkule olan yoğun ilgisinde duraklamaya neden olduğunu ifade etti.

Konut alımının yavaşlaması ve gayrimenkule olan ilginin azalması sonucunda, geçen yıl inşaat sektörünün büyümesinin 2004 ve 2006 yıllarındaki yüzde 20 oranından bir anda yüzde 5`lere düştüğünü ifade eden Eren , şöyle devam etti:

``Bu beklediğimiz bir sonuç muydu? Ben bir yavaşlama olacağını açıkçası bekliyordum. Çünkü 2004-2006 döneminde herkes konut alıcısı oldu. Bankalar ödeme kapasitelerine bakmadan herkese kredi vermeye başladılar. Sektörle hiç ilgisi olmayan birçok yatırımcı konut yapıp, satmaya başladı. Bizim `yap-sat ` dediğimiz sektörün adı, `sat -yap` oldu.``

Eren , devletin, 2008`de inşaat sektörünün büyüme trendini yakalaması için konuttan ziyade, yeniden altyapı yatırımlarına yüklenerek, sektörü canlandırmasını ümit ettiklerini, buna ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

Büyük kentlerde 2004-2006 yılları arasında satılan konutların genellikle yatırım amaçlı olduğunu belirten Eren , ancak şu anda biraz da doyum noktasına ulaşıldığı için konutun yatırım aracı olmaktan çıkmaya başladığını kaydetti.

Buna rağmen Türkiye `nin senede 600 bin konuta ihtiyacı bulunduğunu vurgulayan Eren , bunun bir kısmının Toplu Konu İdaresi (TOKİ ) tarafından hayata geçirileceğini söyledi.ABD `deki ``Mortagege krizine`` de değinen Eren , bu krizin, sistemin Türkiye `de uygulanmasına yönelik etkilerine ilişkin olarak ise şunları kaydetti:

``Kriz, Mortgage Yasasının Türkiye `de uygulamasını geciktiriyor. En önemli yansıması bu. Faizlerimiz ve enflasyonumuz daha hızlı düşüşe geçecek diye bekliyorduk. Uluslararası fonlarda Türkiye `ye ilgi gösterecekler ve Mortgage Yasası uygulamaya girecekti. Ama bu ABD `deki kriz finans sektörünü yavaşlattığı için faizler düşemedi, fonlar Türkiye `ye gelemediler. O nedenle Mortgage Yasası yürürlüğe giremedi.``

Türkiye `deki konut kredilerindeki faiz oranının dünya piyasalarına göre çok yüksek olduğuna işaret eden Eren , ``Mortagage kredisi dediğimiz zaman yıllık 3`lü, 4`lü faizler olması lazım`` dedi.

Mortgage sisteminin sektörde kapasite artırımı yapacağını, en önemlisi de insanların daha ucuza ve uygun maliyetlerde konut almasını sağlayacağını ifade eden Eren , ``Mortgage Yasası yürürlüğe girdiği zaman, bankalar konutun ödenme süreci bitinceye kadar konutun sahibi olacakları için önemli bir şekilde kaliteli konutlara kredi verecekler. Böylece Türkiye `de hiçbir neden yokken yıkılan apartmanlar kredi

alamayacağı için bunları yapan müteahhitler sektörden elenecekler. Artık konutlar insanların içinde ölmediği konutlar olacak. Onun için çok önemsiyoruz`` diye konuştu.

SPK Başkan Yardımcısı Ender Çolak ise geçen yıl yürürlüğe giren, ``mortgage yasası`` hakkında bilgi vererek, sistemin bir, ``finansman sistemi`` olarak algılanması gerektiğine dikkati çekti. Çolak , sistemi finans sektöründeki en önemli atılım olarak niteledi.

Mesa Mesken Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Boysanoğlu da modelin gerçekleşmesi ve sürdürülebilir olması için ekonomik istikrarın şart olduğuna işaret etti.

`EKONOMİK GÖSTERGELER BAZI RİSK SİNYALLERİ VERİYOR``

Eski Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener ise konferans sırasında gazetecilerin ``mortagage`` sistemine ilişkin sorularını yanıtladı.Son ekonomik göstergelerin bazı risk sinyalleri verdiğini düşündüğünü ifade eden Şener , bu sinyallerin hızla gözden geçirilerek, yeni açılımlar sağlanması gerektiğini söyledi. Şener , ``Şu ana kadar bununla ilgili bir etkin açılımın ortaya çıktığını da görmüyorum`` dedi.

Konut sektöründeki büyüme oranında önemli bir düşüş yaşandığını ifade eden Şener , şöyle devam etti:

``Sadece konut sektöründe değil, Türkiye 2001 sonrasındaki en düşük büyüme oranına inmiştir. 3. çeyrekte GSYİH büyümesi yüzde 1,5`dur. Bu gerçekten Türkiye `nin yıllık ortalama yüzde 7,5`luk büyüme oranını tutturduğu bir dönemde düşük bir orandır. Böylesine düşmüş olması, daha doğrusu büyümenin dibe vurmuş olması önemlidir. Enflasyon sürekli yukarıya doğru zorluyor. Bununla birlikte cari açık büyümeye devam

ediyor, tüketimde geçen yılın aynı dönemlerine göre daralmaya rağmen cari açık önemli sinyaller veriyor. Dış piyasalardan da sinyaller geliyor.``

ABD `nin mortgage krizine ilişkin almaya çalıştığı önlemlere de değinen Şener , ``ABD `nin ne yapacağından çok bizim ev ödevimizi nasıl yaptığımız önemlidir. `ABD tedbirini alır, biz zarar görmeyiz` diye beklemenin hiçbir manası yoktur. Böyle bir politik anlayış hiçbir zaman olamaz.

Ayrıca ABD `nin ortaya çıkaracağı politikalar kendi sorunlarını aşarken, Türk ekonomisini daha olumsuz etkileyebilir mi?`` dedi.

Şu anda Türkiye `de ``mortgage`` uygulanmadığını belirten Şener , konuya ilişkin yasanın geçen yılın Mart ayında çıkarıldığını, ikincil mevzuat çalışmalarının da büyük ölçüde bitirildiğini anımsattı. Şener , ``Konut kredilerine `mortgage kredisi` demek mümkün değil. Bu ortamda da süreç biraz yavaşlatılmışa benziyor. Faiz oranlarının yüksek olmadığını söylemek de mümkün değil. Türkiye `de her türlü faiz dünyanın en yüksek faizi. Dolayısıyla olayı sadece mortgage faizi olarak görmemek lazım. Türkiye paranın para kazandığı ülke olduğu için kredilendirme mekanizması da yüksek faizlerle yürüyor`` diye konuştu.

Mortgage sisteminin işleyişinde ekonomik istikrarın çok önemli olduğuna işaret eden Şener , şunları söyledi:``Ekonomik istikrarı bulacaksınız, kalıcı hale getireceksiniz. Kalıcı olduğuna dair güven yerleşmiş olacak ve uzun vadeli kredilendirmeye dayalı bu sistem işleyecektir. Bence bununla ilgili zemin Türkiye `de oluşmuştur. Ancak kalıcı ve sürdürülebilir bir şekilde varlığının devamı önemli. Bu konuda tereddüt ortaya çıktığında etkin ve kararlı politikaların mevcut olduğunun gösterilmesi gerekir.``

Henüz mortgage sisteminin devreye girmesi için her şeyin tamamlanmadığını ifade eden Şener , arsa üretim mekanizmalarının hızlandırmaları, mortgage ile ilgili sigorta sisteminin tamamlanması gerektiğinin de altını çizdi.Sistemin devreye girmesi için ikincil piyasanın oluşması gerektiğini de belirten Şener , ``İpotek konulan gayrimenkulün ipoteğini ifade eden havuzun menkul kıymetleştirilme suretiyle borsada işleme açılması lazım. Bu başlamadan biz olaya mortgage, kredilere de mortgage kredisi diyemeyiz `` dedi.
 


Kaynak: tumgazeteler.com

 
< Önceki   Sonraki >