|
Konut Kurultayı’nda alt gelir grubuna yönelik konut üretimi ve kentsel dönüşüm tartışıldı Şehirler kabuk değiştiriyor TOKİ'nin önderliğinde yurt genelinde başlatılan ve özel sektörün yatırımlarıyla hız kazanan toplu konut üretimi ve kentsel dönüşüm projeleri şehirlerin çehresini değiştirecek. Konut alanında ciddi bir seferberlik başlattık-larını belirten Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'yi ur gibi saran gecekondu düzeninin ortadan kalkacağını söyledi. Toplu Konut İdaresi (TOKİ)'nin 8-9 Nisan tarihlerinde Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Salonu'nda ilk kez düzenlediği "Konut Kurultayı"nda, alt gelir grubuna yönelik konut üretimi ve gecekondu dönüşümlerine ilişkin sorunlar ve çözüm önerileri masaya yatırıldı. Kurultaya, kamu ve özel sektördeki ilgili kuruluşlar, sivil toplum örgütleri, akademik çevreler ve uluslararası uzmanlar katıldı. 8 ayrı oturum şeklinde yapılan kurultayda, “dünden bugüne Türkiye’de ve dünyada konut politikaları, sorunlar ve çözümler”, “konut sunum modelleri, düşük maliyetli konut üretimi”, “alt gelir grubuna yönelik konut sunumunda finansal çözüm alternatifleri”, “konut sunumunda uluslararası kuruluşların destekleri, AB politikaları ve AB fonları”, “kentsel dönüşüm ve gecekondu dönüşümü sürecinde yeni arayışlar ve dünya örnekleri”, “kentsel dönüşüm uygulamaları”, “konutta mimari düzenlemeler sosyal donatı alanı ilişkileri” ve “arazi geliştirme, altyapılı arsa üretimi, mevcut uygulamalar ve beklentiler” konuları ele alındı. "Türkiye'yi şantiyeye çevirdik" Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kurultayın açılışında yaptığı konuşmada, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminden beri konut konusunun en çok üzerindeki durdukları meselelerden biri olduğunu söyledi. Bugün TOKİ'nin 78 vilayette ciddi bir konut seferberliği başlattığını ve Türkiye'yi baştan başa şantiyeye çevirdiğini belirten Erdoğan, "Bunu 81 ile yaymak üzere yola çıktık. Öyle zannediyorum ki, bir-iki ay içinde artık toplu konut adımının atılmadığı bir vilayet kalmayacak. Şu anda 78 vilayette 165 bin konut inşaatına ulaştık. Bu rakam 100 bini aşkın nüfuslu 7 şehir demektir. Kalan üç vilayette de bu adımları atmak suretiyle 81 vilayette konut yapımı, kentsel dönüşüm projeleri başlamış olacak" dedi. Mevcut projeleri 12 ayda bitirip teslim etme yönünde çalışıldığını kaydeden Erdoğan, "Bisiklette nasıl küçük dişliler büyük dişliyi döndürürse, biz de alacağımız küçük taksitlerle büyük yatırımları döndüreceğiz. Bu anlayışla yola çıktık. Onun için 10-15-20 yıl vade yapabilir haldeyiz. Çünkü bu yolculuk kısa vadeli değil, uzun vadeli bir yolculuktur" şeklinde konuştu. Şehirlerdeki ur Başkent Ankara'ya geçmişte gecekonduların arasından geçilerek girildiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunlar nasıl yıkılır, nasıl giderilir?' deniliyordu. Hepsi yıkıldı. Azmederseniz, kararlı olursanız, inanırsanız yıkarsınız. Şehirlerimizi bir ur gibi saran gecekondu düzenini ortadan kaldırmak bizim en büyük idealimizdi. Şimdi bunu başarıyoruz; bunu Türkiye genelinde başarmak zorundayız.” Cumhuriyet tarihinde ilk kez bu kadar büyük kapsamlı gecekondu dönüşüm çalışmalarının gerçekleştirildiğine dikkat çeken Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 66 • belediyeyle gecekondu dönüşüm protokolleri imzalandığını, 36 belediyeyle 35 bin konutluk uygulamanın başlatıldığını bildirdi. Ayrıca tarımköy kapsamında 6 bin 500 konutun projelendirildiğini, 11 köyde bin 677 adet konutun yapımına başlandığını kaydetti. Seferberliğin maliyeti 7 milyar YTL Konut seferberliğinin yatırım maliyetini KDV dahil 7 milyar YTL olarak açıklayan Erdoğan, 900 ihale ve 3 milyar YTL civarında hakediş ödemesi yapıldığını, satışa sunulan 98 bin konutun 78 bininin satıldığını, hasılat paylaşımı modeli ile yapılmakta olan 30 bin 186 konuttan da 3 milyar YTL gelir elde edileceğini anlattı. 60 bin konutun sosyal donatı ve çevre düzenlemeleriyle birlikte bitirildiğini, bir kısmının sahiplerine teslim edildiğini belirten Erdoğan, 2003'ten itibaren 56 bin konutun tamamlama kredisi şeklinde kredilendirildiğini söyledi. Hedeflerini, “iki yılda 250 bin konut” olarak ifade eden Erdoğan, " TOKİ’nin hedefi, şu anda 350 bin konuta ulaşmak. Bu yıl 200 bin konut inşaat halinde olacak, önümüzdeki yıl buna 50 bin konut daha ilave edeceğiz. 2007 sonuna kadar da yarıdan fazlasını sahiplerine teslim edeceğiz. Tabii bu kapsam içerisinde belediyelerle işbirliği halinde kentsel yenileme ve gecekondu dönüşüm projelerinde alt gelir grubuna ve yoksullara yönelik sosyal konut projelerine, İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Diyarbakır gibi büyükşehirlerimizde uydukentler kurulmasına, tarımköy uygulamalarına, eğitim tesisleri, sosyal donatılar, ağaçlandırma ve çevre düzenlemelerinin arttırılmasına, altyapılı arsa üretimine ağırlık verme kararlılığındayız" dedi. İstanbul'a 50 bin konut İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, kentte TOKİ ile beraber en az 50 bin konutun yapılacağını ve bunun büyük bölümünün alt gelir grubundaki vatandaşlara yönelik olacağını söyledi. İstanbul'un 50 yılda 12 milyon göç aldığına, bugün de her yıl 300-350 bin yeni nüfusu barındırdığına dikkat çeken Topbaş, bu yükün altından kalkmanın kolay bir iş olmadığını ifade etti. Kentin en büyük dezavantajlardan birinin tek merkezli bir hal alması olduğunu belirten Topbaş, "İstanbul’daki 1 milyon 600 bin yapının yüzde 75’i iskansız. Bu durum deprem açısından büyük bir tehdit yaratıyor. Hep af beklentileri içinde ertelenen planlı kentleşme olgusunu gerçekleştirmek için 600 bin civarında yeni konut yapılabilecek alanlar belirledik. Kentsel dönüşüm projelerini hayata geçirmeye başladık. 4 bin 500'ün üzerinde yıkım yaptık. Bu, çarpık yapılaşmaya izin vermediğimizin ve vermeyeceğimizin en iyi göstergesi" dedi. Ankara’da 20 kentsel dönüşüm projesi Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ise, geçmişte çarpık kentleşmeyi önlemek için kanuni yönden büyük sıkıntılar çektiklerini, ancak yeni çıkan yasalarla son 10 yılda yapamadıkları kentsel dönüşüm • çalışmalarını 1 yılda gerçekleştirdiklerini söyledi. Ankara'da 20 tane kentsel dönüşüm projesi hazırladıklarını ve 6 tanesine başlandığını belirten Gökçek, bunları 3 yıl içerisinde tamamlamayı hedeflediklerini dile getirdi. Gökçek, sözlerine şöyle devam etti: "Kentsel dönüşüm projelerinin en önemlilerinden birisi Esenboğa girişinde TOKİ’yle beraber yapmakta olduğumuz Kuzey Ankara projesidir. Burada toplam 18 bin konut ve şimdiye kadar Türkiye’de yapılmış en renkli rekreasyon alanı olarak tarihe geçecek 600 bin m2’lik rekreasyon alanı yapılıyor. Bir diğer önemli kentsel projemiz ise, Dikmen Vadisi 2. etabı. Bunu tamamladıktan sonra 3. etaba başlayıp 2.5 sene içerisinde bitirmeyi planlıyoruz. 4. ve 5. etapların ihalesi de önümüzdeki 2-3 ay içinde yapılıp proje 3 yıl içerisinde bitmiş olacak. Ankara’nın en önemli projelerinden bir tanesi de yine 3 yıl içinde tamamlamayı planladığımız Ulus Tarihi Kent Merkezi projesi ile Hacı Bayram Cami, antik tiyatro ve diğer tarihi dokuları ortaya çıkaracak gerekli düzenlemelerin yapılması.” Samsun’da dönüşüm hız kazandı Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz da, kentte uygulaması süren kentsel dönüşüm projelerinin yanı sıra hazırlık aşamasında olan projeleri anlattı. Yılmaz, “Unkapanı kentsel dönüşüm projesiyle yaklaşık 29 bin metrekare alanda, Yavuz Sultan Selim projesiyle ise 13 bin 500 metrekarelik alanda sayısı TOKİ tarafından belirlenecek orta ve üst gelir grubuna yönelik konutlar üretilecek. Ayrıca çarpık kentleşmeden doğan sağlıksız yaşam koşullarının iyileştirilmesi için alt gelir grubuna yönelik 75-85 metrekarelik yaklaşık 1000 konutun üretileceği Tekkeköy kentsel dönüşüm projesinin hayata geçirilmesi planlanıyor” şeklinde bilgi verdi. Çukurova’nın handikabı Kurultayda sunulan en çarpıcı gecekondu örnekleri ise Çukurova’nın varoşlarıydı. “Çukurova’nın gecekondularının içine giremezsiniz, etrafında dolaşamazsınız, hizmet sunamazsınız” diyen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, bölgenin coğrafi özelliklerinden dolayı kentsel dönüşümün zorluğundan yakındı. Durak, “Bir at arabası briket getiren, sığırcık sürüsünün tarlaya konduğu gibi istediği yere evini yapmış. Üstü naylon kaplı evleri, elektrik direği odanın içinden geçen evleri, içinde ağaç yetiştirilen evleri sadece Adana’da görürsünüz. Hızlı nüfus artışımız var. Ankara’nın varoşlarında kiremit çatılı, bahçeli 4 tane evi yıkıp 2 dönüm arazi elde edersiniz; 20 tane konut yaparak hak sahiplerine verirsiniz. Ama burada 2 dönüm yeri yıktığınız zaman orada 40 tane ev vardır. Kime nasıl dağıtacaksınız?” diyerek sorunun el ele çözülmesi gerektiğini vurguladı. • “Bu kararlılık ABD’de yok” Kurultayın özel konuğu olan Chicago Üniversitesi Sosyoloji Departmanı’ndan Prof. Saskia Sassen, Türkiye’de uygulanan konut politikasından çok etkilendiğini söyledi. Sassen, “Türkiye’nin 2.5 milyon konuta ihtiyaç duyduğu ifade ediliyor. Bu, çok büyük bir rakam. Ancak gerek hükümet gerekse özel sektörde bu yönde bir enerji ve kararlılık var. Bu enerjinin sürdürülebilirliği açısından mali piyasaların yaratıcı olması gerekir. Finans grupları, kâr marjı düşük olan alt gelir grubuna yönelik konut üretimine çekilmeli. ABD’de bugün 50 milyon insan yoksullukla yaşıyor ve konuta çok ciddi oranda ihtiyaç var. Ama Türkiye’de mevcut olan isteklilik, kararlılık ABD’de sözkonusu değil” diye konuştu. “Tarımkentler yaygınlaştırılmalı” “Dünden bugüne Türkiye’de ve dünyada konut politikaları sorunlar, çözümler” konulu oturumun başkanlığını yapan Türk Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal Eren, deprem tehdidinin kentsel dönüşümü zorunlu kıldığını belirterek, tarımkent uygulamalarına ağırlık verilmesi gerektiğini söyledi. Eren, “Doğu Anadolu’nun potansiyeli tarım ve hayvancılık. Bu potansiyeli uygulamaya dönüştürüp kalkınmayı sağlamak için o köylerde yaşayan insanlara da köykentler yapılmalı” şeklinde görüşlerini belirtti. “Klimayı çalıştırmadan önce sobayı söndürmeli” Yapı Endüstri Merkezi (YEM) Yönetim Kurulu Başkanı Doğan Hasol, Fransa’da 1950’de geliştirilen düşük kredili konut sisteminin yıllar sonra Fransa’nın başına dert olduğuna dikkat çekti. 2005 Kasımı’nda Fransa’da yaşanan varoş isyanında bu konutların payının da olduğunu söyleyen Hasol, sözlerini şöyle sürdürdü: “1994’de düşük kiralı konutlar yıkılmaya başlandı. Fransa bir yerde hata yaptı ve bundan dönme yolunu seçti. Yıkımlar Paris’te halen devam ediyor. Peki biz ne yapmalıyız? Ülkenin kentleşme politikasının çok iyi belirlenmesi gerekiyor. Ben TOKİ projelerinde biraz daha fazla mimarlık, biraz daha yaşanabilir çevreler görmek istiyorum. Alt gelir grubuna konut üretimi finansal kaynak sorunudur. Acaba, nüfus planlaması üzerinde bir kez daha düşünsek doğru olmaz mı? Bir yeri serinletmek istiyorsanız, klima çalıştırmak yerine önce oradaki sobayı söndürmek gerekiyor.” Vergi muafiyeti İntes Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Koçoğlu, “Sosyal konutlarda vergi muafiyetleri gerekiyor. Almanya’da tamamlanan konutlar 10 yıl, İtalya’da 25 yıl süreyle emlak vergisinden muaf tutuluyor. İngiltere’de 60 yıla varan düşük faizli kredi veriliyor. İtalya’da da 50 yıla varan düşük faizli kredi mevcut. Ucuz konut bana göre biraz subjektif bir kavram. Neye kadar ucuz, nereden sonrası pahalı? Milyon dolarla ifade edilen konutlarla bunlar arasında büyük sosyal çelişki var. Özellikle 60’ların sonunda başlayan aparman sevdamızda hiçbir nitelik ve şahsiyet yok; hiçbir kültürü taşımıyor. Ucuz konutlar yapabilmemiz için ucuz arsa üretilmesi, işçi eğitiminin, yetkin mühendislik kavramının etkin bir biçimde vurgulanması gerekir.” Gecekondulara “kentsel dönüşüm” çözümü Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, “gecekondu sorununun aşılması ve depreme dayanıklı yapıların oluşturulması” amacıyla Kentsel Dönüşüm Yasa Taslağı hazırladı. Taslağa göre, yıkılacak gecekonduların yerine yapılacak konutların bedeli 20 yıl vadeye yayılacak. Yerel yönetimlere geniş yetki öngören taslak, önümüzdeki günlerde Başbakanlığa sunulacak. Taslağa göre, dönüşüm alanları, belediye ve mücavir alan sınırları içinde “belediyeler”, dışında “il özel idareleri”, büyükşehirlerde ”büyükşehir belediyeleri” veya büyükşehir belediye meclisince yetki verilmesi halinde “ilçe veya ilk kademe belediyeleri” tarafından tespit edilecek. Gecekondular kamulaştırılacak Dönüşüm alanları 5 hektardan küçük olmayacak ve tespiti sırasında ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri alınacak. Dönüşüm alanlarında, mevzuata uygun yapıların boşaltılması ve yıkılarak kaldırılmasında, “anlaşma” yolu esas alınacak. Anlaşma kapsamında idare, konut sahiplerine, proje gerçekleştirilinceye kadar geçici konut tahsisi veya kira yardımı yapabilecek. Anlaşma sağlanamadığı takdirde ise kamulaştırma yapılacak. Kaynak: konutdergisi.com
|